20 Eylül 2015 Pazar

Fenerbahçe Kadın Basketbol 2015 - 2016 Ön Değerlendirme

Geçtiğimiz sezon alışkın olmadığımız bir faciayı yaşayan Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, bu yıla yeni oyuncu grubu ve yeni bir koçla giriyor. Daha önce de Fenerbahçe'yi çalıştıran Yunan Koç George Dikeoulakos yeniden direksiyonun başına geçti. Esasında bu bile şube için başlı başına olumlu bir haber anlamına geliyor. 2014 - 2015 sezonununda Jacek Winnicki'nin kötü oyun kurgusu ve berbat kriz yönetimi Fenerbahçe'yi alışkın olduğu noktanın gerisine götürse de bu yıl işlerin değişeceği aşikar.

Yunan Koç önderliğinde Kuzey Kıbrıs'ta düzenlenen NEU Cup'ta oldukça etkili performans gösteren sarı lacivertli ekip, geçtiğimiz yılın psikolojik yorgunluğunu üzerinden atmaya başladı. Turnuvada ilk maçını Abdullah Gül Üniversitesi'ne (AGÜ) karşı oynayan Fenerbahçe, ilk çeyrek haricinde çok etkili bir oyun ortaya koydu. İkinci maçtaysa Mersin Bşb'ye karşı tüm çeyreklerde ezici bir üstünlük sağladı. Dikeoulakos'sa daha bu turnuvada işi ne kadar bildiğini ortaya koydu. Henüz takımların yabancıları gelmemesine rağmen koçun etkilerini takım üzerinde görmek fazlasıyla mümkün. Her şeyden önce birkaç sezonu ciddi anlamda boşa harcayan Birsel Vardarlı dahi basketbola yeni başlamış gibi oynuyor. Tabii ki Birsel'in bu performansında Alexandria Quigley transferinin etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Senelerdir Birsel'e takım içinde bir rakip yaratılamaması tecrübeli oyuncunun performansını oldukça düşürmüştü. Bu yıl Quigley transferi ve Olcay Çakır'ın artan performansı Birsel'in daha iyi noktaya ulaşmasına sebep oldu.

Birsel ve Olcay haricinde kısaların birçoğu gençlerden oluşsa da yeni transfer Gökçe Doğan da takımın ablalarından biri haline gelmiş görünüyor. Gökçe, ligin en iyi yerli kelepçelerinden biri ve İhsan Bayülken tabiriyle "Tehlike anında camı kırınız" türünden bir oyuncu. Takım tam anlamıyla toparlanınca rotasyonda 20 dakika süre alabilir mi, bence alamaz. Ama iyi bir savunmacı olması onun en büyük artısı. Ayrıca ceza şutlarını da yüksek yüzdeyle soktuğu takdirde Fenerbahçe için iyi bir yan parça olacağından şüphem yok. Hele Tuğba Palazoğlu, Kübra Siyahdemir, Esra Şencebe gibi felaket yerli rotasyonlarından sonra can simidi gibi görünüyor.

NEU Cup'ta Fenerbahçe ve kadın basketbolu adına en güzel gelişmeyse genç oyuncuların ciddi süreler alması. Şüphesiz, süre almak yetmez. Özellikle, Melis Gülcan ve Melisa Korkmaz'ın oynadığı basketbol herkesi memnun ediyor. İki oyuncunun da korkmadan oyunun içinde kalması gelecek adına umutlandırıyor. Sezon içinde de iki genç oyuncunun süre alacağını düşünüyorum. Birçok rakibe karşı farkı erken açacak potansiyele sahip olan Fenerbahçe, oyunun koptuğu noktalarda bu gençleri mutlaka değerlendirecek. Bundan da Türk basketbolu karşı çıkacak.

Kısalarla ilgili son olarak ribaund katkılarına ve top paylaşımlarına değinmek lazım. Genç kadroyla mücadele etmenin en büyük avantajı yüksek enerjiye sahip olmak. Her topa el sokmak, zaman zaman saçmalansa dahi toparlamak için gayret harcandığını görmek izleyenleri heyecanlandırıyor. AGÜ maçında Olcay'ın ribaund katkısı üst düzeydi. Topun kıymetini bilen, her topa el uzatan, durarak oynamayan bir Fenerbahçe izlemek de bir süredir kısmet olmuyordu. Bu açıdan gençlerin enerjisinin sezon içinde de değerlendirilmesi gerektiğini tekrar vurgulamak lazım.

Takıma katılan eski dost Anastasiya Verameyenka da bu yıl takımı sırtlayacak önemli isimlerden biri olacağını turnuvada gösterdi. Zaten bizim Nasta'yla hiç problemimiz olmamıştı; ancak takımdan ayrılış biçimiyle bizi biraz üzmüştü. Açıkçası kendi adıma konuşursam, ben malum sezondan dolayı hala kırgınım Nasta'ya. Eski konuları kurcalamanın kimseye yararı olmayacağı için Nasta'nın bu yıl vereceği katkıya odaklanmak daha iyi olacak. Kalitesini tartışacak herhangi bir kişi çıkmaz zaten. Bu yıl da orta mesafeden ve çizgi gerisinden atacağı basketlerle takıma önemli katkı yapacak.

Yeni transfer Ewelina Kobryn ile Anastasiya Veremeyenka uyumuysa yeni sezon için şimdiden heyecanlandırıyor. Savunulması çok zor olan uzundan uzuna paslarla rakip savunmaları iki maçta da oldukça yıprattılar. Kobryn'in pas kalitesiyse gerçekten üst düzey. Biraz abartı olabilir ama pas kalitesini Nikola Prkacin'e benzetiyorum. Mesela bu Quanitra Hollingsworth'ün yapamayacağı bir şey. Böyle bakarsak, uzunlardan farklı planlar üretebilmemiz için Kobryn bulunmaz nimet. Ribaund katkısı da iyi olduğuna göre gayet olumlu bir transfer.

Veremeyenka - Kobryn ikilisinden biri kenara geldiğindeyse Tuğçe Canıtez oyunun akışını aynı şekilde devam ettiriyor. Aslında, takımla birlikte iki sezonu geride bırakan Tuğçe'yi de bu yılın yeni transferleri arasında sayabiliriz. İsteyerek oynuyor ve bu şekilde devam ettiği sürece rotasyonun dışında kalma tehlikesi yok. Açıkçası Tuğçe'yi izlemek, onun ribaund sezgilerini hissetmek için dahi büyük keyif... Hele yerli oyuncu sıkıntısının olduğu bir dönemde vereceği performans Tuğçe'yi ana parça yapar.

Fenerbahçe'nin sahip olduğu oyuncu özelliklerine bakıldığında, bu sezon iki oyun kurucuyla oynanacağını söylemek yanlış olmaz. Quigley henüz takıma dahil olmadığı için, koç bu sistemini Birsel - Olcay, Olcay - Melis, Birsel - Melis rotasyonlarıyla denedi. Şu an verim aldı ama Birsel - Quigley ikilisinin tutması sistem için çok daha önemli. Ana parçalar yan yana oturmazsa sıkıntı büyük olur. Koçun ilk Fenerbahçe dönemini hatırlarsak, bu sorunun yaşandığını görürüz. Birsel - Esmeral ikilisiyle maya tutuyordu ama iş Birsel - Babkina ikilisine gelince sorunlar ortaya çıkıyordu. Ayrıca o dönem koçu kurtaracak isimler de vardı. Angel, sezon içinde birçok maçı tek başına aldı. Oluşturulan kadroda Angel yok. Mutlaka bir an önce takım yaratması lazım. Diğer oyuncular gelmeden ve onları izlemeden de bu konuda ahkam kesmek saçma olacak. O yüzden Quinley, Coleman, Lavender ve Quanitra dörtlüsünün de takıma katılmasını beklemek lazım. Daha doğru yorumlar ancak bu şekilde yapılabilir.

Ayrıca, Babkina demişken derin bir ah çekmemek de imkansız. Belki de sırf onun yüzünden tarihi oluşumdan vazgeçmiştik. O günden beri yüzümüz gülmedi, umarım bu yıl bir şeyler değişir ve şube hak ettiği güzel günlere kavuşur.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder