19 Ekim 2010 Salı

Galatasaray'ın Stratejisi Mi Değişti?

























Galatasaray geçtiğimiz yıllarda, özellikle son bir kaç yılda, Kadıköy'e hep favori olarak geldi, hep "işte bu sene olacak" diye geldi. Farklı formalar da denediler tabi bu süre zarfında, fakat her seferinde dejavu yaşadılar.

Bu sene ise tüm Galatasaray'lılarda gözle görülür bir perişanlık, isteksizlik, çekimserlik var. Tabi bu Fenerbahçe taraftarını da etkiliyor. Fenerbahçe taraftarları da diğer sezonlardan farklı olarak büyük bir özgüven yaşıyorlar. Hepsi maçın bir an önce başlamasını ve tarihi farka tanıklık etme hevesi içinde.

Takım arasındaki futbol ve puan durumu farkı da bu hevesi tetikliyor. Bir de Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki bariz üstünlüğü eklenince buna hal böyle oluyor. Yalnız futbol her zaman söylendiği gibi bu tür şeyleri affetmiyor. Eğer karşı takım sahaya çıkacaksa hiç bir maç oynanmadan kazanılmıyor.

Buna 2 tane çok bilinen örnek var. Bir tanesi yanılmıyorsam 2006 yılında Kadıköy'de oynanan kupa maçıydı. Galatasaray çok önemli eksiklerle ve yabancısız bir şekilde maça çıkacaktı, Fenerbahçe ise formunun zirvesindeydi. Herkes tarihi fark beklerken Fenerbahçe oyun olarakta taraftarını tatmin edemeyerek 0-0 berabere kalmıştı.

Diğer örnek ise 99-2000 sezonunda Ali Sami Yen'de oynanan ve Fenerbahçe'nin puan alması dışında herşeyin olasılıklar dahilinde olduğu söylenen maçtı. Çünkü Galatsaray fırtına gibiyken, Fenerbahçe Avrupa'da şamar oğlanına dönmüştü o zamanlar. Fakat Fenerbahçe, kendi kalesinin önünde oynanan o maçı 83. dakikada Johnson'ın serbest vuruştan attığı golle 1-0 kazanmıştı.

Yani bu tür örnekler çoğaltılabilir aslında. Önemli olan maçın oynanmadan kazanılmadığını bilen futbolculara ve teknik direktöre sahip olmak. Sonrası eminim ki kendiliğinden gelecektir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder